Limandakiadam
Sevmemezlik sana hiç yakışmamış , sen sev.
Senin gelmemezliğini sikeyim be sevdiğim.
DİPNOT:

Hayatınıza dahil edeceğiniz kişinin,bir önceki ilişkisinden referansı var mı ona bakın!

Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı…Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da “üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?” dedi.Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.Babası keyifle resme baktı ve sordu: “Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?”Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi :“Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri…

Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.

Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.

Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı…

Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da “üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?” dedi.

Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.
Babası keyifle resme baktı ve sordu: “Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?”

Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi :

“Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri…

Seni seviyorum.

-Seni seviyorum ve her zaman daha çok seveceğim.Her yeni başlayan gün ile birlikte daha çok.


Ya olum bırak allasen ya.Sende bende ikimizde iyi biliyoruz ki ; işini hallettikten sonra hayatımın içine sıçıp gideceksin.Ve ben arkadan bol bol gözyaşı,birkaç kaset sezen aksu şarkıları dinleyip yalnızlığıma boğulacağım.Gerçek bu kandıramayalım kendimizi yada beni.

Hadi ama çocuk!

-Bana karşı ne hissediyorsan söylemelisin.Ben senin beynini okuyamam ya!


Demiştin bana markette domates seçerken.(:Aslında sana söylemiştim.Gözlerinin içine bakıp ” seni seviyorum ” demiştim.Sende sadece ”hmmm” demek ile yetindin.O zaman hayatımın içine sıçman için yetkide vermiş olduğumu anlamamıştım.Taaki şuana kadar.Aptalmışım be çocuk!Çok sevmişim.Çevremdeki tüm dostlarıma çok sevmeyin abi sevince siki siz tutuyorsunuz diye nasihatlar veren ben ama nedense sende bu söylediklerimi uygulayamadım.Üzgünüm dostlarım.Hemde çok!

-İlk adımı atmalısın!

Sana doğru attığım adımların haddi hesabı yoktur be çocuk.Ve sen geçmiş karşıma bir adım at diyorsun.Bir adım sonrası uçurum ve sen bunu bile bile benim uçuruma rağmen bir adım atmamı istiyorum.Ki attımda bir aptal gibi.Boynumdan öpmene izin vermemeliydim.

-benimle mutlu olacağına inansaydım şimdi yanımda olurdun!

Hadi ama sevdiğim.Gözlerimin içine gerçekten baksaydın anlardın senin yanında ne kadar güvende ve mutlu hissettiğimi.Ama sen hiç bakmadın.Ve şimdi yanındaki kişiden emin misin seninle mutlu olduğuna.Hadi ama çocuk yapma.Kandırmayalım kendimizi.Göya bana karşı yoğun duygular içerisindeymişsin.O yoğun duygularının heralde dibi tuttu ve yandı.

Çok karaktersizmişsin be sevdiğim.


adresi ver, gelip dertleşicem.

(: Dertleşmek hmm uzun zamandır yapmadığım bir diyalog şekli.Unutmuş olabilirim.Okmeydanında yaşıyorum.

Kader.

Ona bir dahaki gidişimde aldığım kuş tüylü dolma kalemi verecektim.Sihirli sözcüklerini bu kalemle aktarsın sayfalarına diye.Birkaç gün sonra doğum günüm bahanesiyle ona gidip kalemi verecektim ama bana tüm kapılarını kapatmıştı birkaç gün önce.Kader…

Ama ona bir daha gitmeyeceğim için bu dolma kalemi götüme sokup zevk almaya bakayım artık napayım ki!

Ağlamak işe yarasa keşke!

Neyim var bilmiyorum.Sanırım yine hayatımın içine biri sıçtı ve gitti.En ufak bir şeye kırılıp toparlanamıyorum.Her seferinde ne kadar güçlü olmak istesemde insanlar beni bir öncekinden daha güçlü sert bir şekilde incitip kırıyor.İnsanların sadece kullanıp attığı buruşturulmuş bir peçete gibi hissediyorum.Bu herşeyden çok ağır.Onun ilgisizliği , varken yok gibi olmasına dayanamıyor gibiyim.

Eğer bu özlem denilen his vucudumda bir organ olsaydı şayet kesinlikle gözümü bile kırpmadan kesip atabilirdim.Özlemek birini beklemek çok yorucu.Kalbimin içine hergün sanki 1 ton daha ağırlık biniyor gibi.Onun bana gelmediği hergün.

Kime anlatsam anlıyormuş gibi yapıyor.Zaten onların iki yüzlülüğüne bişey demiyorum.Ama onu anlattığım herkes ”zamanla unutursun , başka birini bulur onu seversin” diyor.Ha!Paşam zaten bu işler böyle kolaydı.Yada evet kolay işi ben zorlaştırıyorum.Elimde olan birşey değilki bu.Sevince otomatik olarak hayatımın merkezine yerleşiyor.Kendime sevmeden önce not bırakmalıyım sanırım ; çok sevme diye.Ama olmuyor işte.Ben diğerleri gibi değilim.

Ben seni çok başka sevdim çocuk , bunu sende bende iyi bildiğimiz halde böyle gelmemezlik yaparak çok öldürüyorsun.